<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>öğrenme | Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.basaktecer.com/tag/ogrenme/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.basaktecer.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2017 09:48:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.3.20</generator>
	<item>
		<title>Ununuzu Eleyip Eleğinizi Asmadıydıysanız</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/ununuzu-eleyip-eleginizi-asmadiydiysaniz/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/ununuzu-eleyip-eleginizi-asmadiydiysaniz/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 29 Dec 2016 11:51:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[destek]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://basak.e-alora.com/?p=5950</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ununuzu Eleyip Eleğinizi Asmadıydıysanız Emeklilik, çalışanların en büyük hayallerinden biridir. Yanılıyor muyum? Yıllarca iş hayatında delice çalışmış ve yorulmuş bir kişinin en çok ihtiyacı olan şey; artık bir durmak ve dinlenmektir. Bu kişiler, bu saatten sonra da, kendi geçimini sağlamasına yardımcı olacak düzenli bir gelire ihtiyaç duyarlar. Bu yazıyı yazmama ilham veren şey; yaşları altmış&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/ununuzu-eleyip-eleginizi-asmadiydiysaniz/">Ununuzu Eleyip Eleğinizi Asmadıydıysanız</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ununuzu Eleyip Eleğinizi Asmadıydıysanız</strong></p>
<p>Emeklilik, çalışanların en büyük hayallerinden biridir. Yanılıyor muyum? Yıllarca iş hayatında delice çalışmış ve yorulmuş bir kişinin en çok ihtiyacı olan şey; artık bir durmak ve dinlenmektir. Bu kişiler, bu saatten sonra da, kendi geçimini sağlamasına yardımcı olacak düzenli bir gelire ihtiyaç duyarlar.</p>
<p>Bu yazıyı yazmama ilham veren şey; yaşları altmış ve üstü olan kişilere karşı toplumun bakış açısı aslında. Trafikte veya yaşamın içerisinde herhangi bir platformda onları gördüğümüzde yavaş, fazla temkinli veya bazı konularda muhafazakâr bulmadığımızı kim söyleyebilir? Oysa yeni emeklilik yasası nedeniyle emeklilik yaşı neredeyse altmış beşi buldu. İş başvurularında ise kırk yaşı bile yaşlı bulan bir ülkede yaşamıyor muyuz? Peki bu durumda bu yeni yasayla bu yaş grubu nasıl iş bulacak ve nasıl emekli olacak? Bana biriniz izah edebilir misiniz?</p>
<p>Öncelikle bence bu, iş dünyasının yaşla gelen tecrübeye göstereceği saygıyla başlamalı. Bu kişileri eski kafalı yerine oldukça tecrübeli diye adlandırmamızla ilgili. Her yaş kesiminde olduğu gibi ileri yaş kesiminde de kendi yaşam tarzına sıkı sıkıya bağlı ve değişimi reddeden kişiler var. Yanılıyor muyum? Ancak bu kişilerin de söylem ve düşüncelerinde müthiş bilgelikler olduğuna inanıyorum. Mesela bir danışmanlık projesi için görüştüğüm bir gemicilik şirketinin sahibi beyefendi bana toplantıda döndü ve aynen şunu söyledi: “Sevgili Başak Hanım, hiyerarşi hayatın ta kendisidir. Siz kabul etseniz de etmeseniz de…” Bu cümleyi günlerce düşündükten sonra hayata dair ne denli doğruluk payı olduğunu anladım. Ununu elemek bence büyük laf. Zira iş ya da özel hayat kevgirinden tecrübelerini geçiren kişiler, şirketlerin yönetim kurulunda mutlaka bulunmalı. Dünyada hâlâ aile şirketi olarak kalan ve başarı hikâyeleri yazan kurumların sırrı da bu. ‘’Aile şirketleri nasıl kurumsallaşır’’ tarzındaki eğitim ve danışmanlık işlerine de pek gülerim. Bu bana her zaman başkasının aklıyla üstümüze elbise dikmek gibi gelir. Zira bazı kurumları güçlü kılan aslında babalarından gelen öğretilerdir. Onların değerleri ve tecrübeleri üzerine kurulan ve devam eden kurumlar bazen kurumsallaşma adına değerlerine ‘’yabancılaşan’’ şirketlerden çok daha uzun yıllar ayakta kalırlar.</p>
<p>Yaklaşık on beş yıl çalıştığım süre boyunca Sabah Gazetesi’nde bizim bazı ağabeylerimizin ve ablalarımızın neden var olduğunu yıllar sonra daha iyi anladım. Onlar istedikleri zaman işe gelirler ve ihtiyaç duyduğumuzda kurdukları bir cümle ile bize bambaşka ve sıra dışı bir yol haritası sunarlardı. Onlar basında duayenlerdi. Birçok kriz ve değişim görmüşlerdi. Patronlarımız kritik ve stratejik bir durum söz konusu olduğunda onları üst yönetim toplantısına çağırır ve onlardan akıl alırdı.</p>
<p>Bugün eğer bir şirket yönetiyorsanız, bence mutlaka ve mutlaka yaşı ileri, tecrübeli ve bilge kişilere yönetimde yer verin. Mesele bu kişilerin yeterince iyi bilgisayar kullanmaları falan değil. Ayrıca ne iş yaparsanız yapın, yaşı daha olgun kişiler iş yaşamının her safhasında işe farklı bakış açısı getirecekler. Emin olun. Kaldı ki emeklilik sistemi, siz işverenlerin çalışanlarınızı uzunca yıllar istihdam etmek zorunda olduğunuzu satır aralarında zaten söylemiyor mu?</p>
<p>‘’Y Jenerasyonu Ne İster’’ tartışmalarının arasında yeni bir cümle kuruyorum. Adı ne olursa olsun, yaşları altmış ve üstünde olan, son derece tecrübeli ve bilgili ya da enerjisi yerinde bir kesim var. Bu kesimi iş dünyasında nasıl görebiliriz diye düşünmeye başlayın lütfen sevgili patronlar. Zira bu saatten sonra herkes emekli olmak için bu yaşa kadar çalışmak zorunda.</p>
<p>Ununuzu elemiş ama eleğinizi henüz asmadıysanız size de birkaç cümlem var:</p>
<p>Lütfen iş hayatında var olmaktan vazgeçmeyin. Önemli olan bir yerde maaşlı çalışmakla ilgili değil &#8211; ki siz onu yıllarca yaptınız zaten &#8211; çiçek yetiştirmeniz veya torun bakmanızın dışında iş hayatıyla ilgili kıymetli konularda da sizin görüş ve deneyimlerinize ihtiyacımız var. Bizi bu konuda zorlayın. ‘’Ben de varım hayata!‘’ deyin.</p>
<p>Sözlerimi yıllar önce dünyanın en büyük insan kaynakları konferansı olan <a href="http://www.cipd.co.uk/">CPID</a>’de katıldığım bir seminerde dinleme fırsatı bulduğum ve dünyanın en büyük düşünürlerinden biri olarak kabul edilen hocamız Charles Handy’nin ağzından duyduğum cümlelerle bitireceğim. Dinlediğimde 76 yaşındaydı ve O’nu dinlemek için dünyanın 74 ülkesinden gelen 7000 kişi oradaydı.</p>
<p>Hintli bir iş adamı ona aynen şunu sordu: “Sayın Handy, bugünkü aklınızla neyi farklı yapardınız?”</p>
<p>Yüzüne küçük bir gülümseme yayıldı ve büyük bir sükûnetle benim ayaklarımı yerden kesen aynen şu cevabı verdi: “ Kırk beş yılımı ‘’Ben kim olmalıyım?” sorusunun cevabını arayarak geçirdim. ‘’Ben kimim?’’ sorusunu daha erken sorardım.”</p>
<p>Şimdi size soruyorum. Hangi enerji ve yaş sizi buraya getirir?</p>
<p>İşte tam da bu yüzden; ununuzu elemiş ama eleğinizi henüz asmadıysanız, sizlere iş dünyasında ve yaşamda çok ihtiyaç var.Bizlerin de bu deneyimi duymaya ve cebimize koymaya.</p>
<p>Bu da ancak sizlerin deneyimlerini, bizlerin heyecanlarıyla birleştirme kabiliyetimizde saklı.</p>
<p>Yanılıyor muyum hocam?</p>
<p><strong>Yazar: Başak Tecer / Harvard Business Review Türkiye</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önerilen Eğitimler: </strong><a href="/egitimler/kisisel-gelisim/nlp-ile-kisisel-liderlik/">NLP ile kişisel liderlik</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/ununuzu-eleyip-eleginizi-asmadiydiysaniz/">Ununuzu Eleyip Eleğinizi Asmadıydıysanız</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/ununuzu-eleyip-eleginizi-asmadiydiysaniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Tükendiniz mi?</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/tukendiniz-mi/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/tukendiniz-mi/#respond</comments>
				<pubDate>Fri, 27 May 2016 09:58:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Algı psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=5117</guid>
				<description><![CDATA[<p>TÜKENDİNİZ Mİ?  Harvard Business Review-Başak Tecer  Son günlerde kiminle konuşsam, işi bırakıp daha basit yaşayacağım bir düzen kurmak istiyorum. Bıktım ve yoruldum bu iş hayatının karmaşasından deyip duruyor. Dünyanın internet üzerinden en geniş iş dünyası iletişim ağı ve sosyal platformlarından biri olan Linkedin’de  biraz araştırma yaparsanız, birçok profesyonelin mevcut işi olduğu halde, yeni iş arıyorum&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/tukendiniz-mi/">Tükendiniz mi?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TÜKENDİNİZ Mİ? </strong></p>
<p><strong>Harvard Business Review-Başak Tecer </strong></p>
<p>Son günlerde kiminle konuşsam, işi bırakıp daha basit yaşayacağım bir düzen kurmak istiyorum. Bıktım ve yoruldum bu iş hayatının karmaşasından deyip duruyor. Dünyanın internet üzerinden en geniş iş dünyası iletişim ağı ve sosyal platformlarından biri olan Linkedin’de  biraz araştırma yaparsanız, birçok profesyonelin mevcut işi olduğu halde, yeni iş arıyorum ibaresini görebilirsiniz. İş dünyası bence tartışılmaz bir tükenmişlik içinde.</p>
<p>İnsan kaynakları literatürüne bile giren tükenmişlik sendromu, <a title="Dünya Sağlık Örgütü" href="https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_Sa%C4%9Fl%C4%B1k_%C3%96rg%C3%BCt%C3%BC">Dünya Sağlık Örgütü</a>’nün 1998’de yayınladığı Dünya Sağlık raporunda; fazla çalışma ile ortaya çıkan aşırı bir duygusal yorgunluk ve bunun sonucunda iş ve sorumluluklarını yerine getirememe durumu olarak tanımlandı.</p>
<p>Tükenmişlik sendromuyla ne komik ki ülkemiz, ilk kez Hürrem Sultan Dizisi’nin  başoyuncularından olan Meryem Uzerli kanalıyla tanıştı. Uzerli, dizinin ikinci sezonunda tükenmişlik sendromu yaşadığını belirterek diziden ayrıldı.</p>
<p>Peki nedir bu tükenmişlik sendromu?</p>
<p>Bu kavram, Alman kökenli Amerikalı Psikolog olan  <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Herbert_Freudenberger">Freudenberger</a> tarafından başarısız olma, yıpranma, aşırı yüklenme sonucu güç ve enerji kaybı veya karşılanamayan istekler sonucu bireyin iç kaynaklarında tükenme durumu olarak tanımlandı ki;  bence harika bir açıklama.</p>
<p>Tükenmişliğin en büyük belirtilerinden biri, işe giderken ayaklarınızın geri geri gitmesidir. İçinizden kimin gitmez ki dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama bu öyle, ara sıra yaşanan bir Pazartesi sendromu gibi değil de,  daha çok ruhen tükenmişlik ve yolun sonuna geldiğini hissetme şeklinde gerçekleşir. Yaşanan bu tükenmişlikle beraber, hayal kırıklıklarımız arttığı gibi, takdir edilmeme ve anlaşılmıyorum hissini sıkça yaşarız. Ne yapsak boş gibi gelmeye başlar bize. Ben doğru yerde değilim hissiyle karışık bir mutsuzluk ve tatminsizlik halinin huzursuzluğunu yaşarız içten içe. Kendimizi adeta zorunluluklarımızla, sorumluluklarımız arasında gidip gelen bir sarkacın ucunda hissederiz. Bu ruh hali elbette, çevremizdekilerle iletişim tarzımıza da yansır. Basit problemler karşısında dahi iş arkadaşlarımıza ve etrafımıza sinirli davranabiliriz. Kendimizi rahatsız edici bir baskı altında hisseder ve kaliteli işler çıkaramadığımızı düşünüyor olabiliriz.</p>
<p>Tüm bunları bire bir yaşamış ve işten ayrılma kararı almış biriyim ben. Peki tükenmişlik sendromuna ne sebep olur?</p>
<p>Yapılan araştırmalar, muhasebe, sağlık sektörü ve çağrı merkezi çalışanlarında tükenmişlik oranının, birçok meslek grubuna göre daha yüksek olduğunu gösterse de; sebepler içerisinde bireysel ve örgütsel faktörlerin varlığını da göz ardı etmemekte fayda var.</p>
<p>Bireysel nedenler: Çalışan aynı zamanda evli ve çocuklu kadınların erkeklere oranla tükenmişliği daha çok yaşadıkları ispatlanmış. (Bu erkeklerin yıpranmadığı anlamına elbette gelmez.) Ayrıca çocuk sayısı arttıkça, gittikçe artan sorumluluklar ve iş yükü;  aile bireylerini daha da yıpratır hale getiriyor.</p>
<p>Kişinin kendisinden ve şirketinin kişiden beklediği yüksek performansın yarattığı baskı, kişinin işinden yüksek beklentileri ve kendisine koyduğu aşırı hırslı hedefler ve strese yatkın kişilik özelliği yıpranma payını arttırıyor.</p>
<p>Örgütsel nedenler: Kurumlarda eksik kadro ile çalışılması veya performansın etkin yönetilmemesinden kaynaklanan, çalışan üzerindeki aşırı iş yükü ve iş-özel hayat dengesinin bozulması örgütsel faktörlerin başında geliyor. Bununla beraber kurum içinde takdir ve ödüllendirmenin yeterli düzeyde olmaması, yöneticiyle yaşanan problemlerin göz ardı edilmesi ve adil bir yönetim anlayışının olmaması da tükenmişliği tetikliyor. Kişinin değerlerine saldıran bir yönetim anlayışı, kişinin hakaret görmesi ya da kurum içinde kendini ifade edememesi de işin tuzu biberi oluyor.</p>
<p>Sonuç; sıkça işe geç gelmeler ve/veya rapor almalar iş kalitesinin düşmesi ve herkesin kaybetmesi.</p>
<p>Peki çözüm ne?</p>
<p>Öncelikle bir çalışan olarak kendinizde bu tarz belirtiler fark ettiyseniz ve durumun  üstüne toprak örtmeye çalışıyorsanız, bir an öce vazgeçiniz. Zira bir süre sonra bu durum, sizi depresyona bile götürebilecek sonuçlar doğurabilir. Kendinizde bu ruh halini yaratan nedenleri bireysel ve örgütsel faktörleri baz alarak yazınız. Bu konuyu önce yöneticinizle, o olmuyorsa insan kaynakları biriminizle paylaşınız. Tüm buna rağmen bir destek alamadıysanız, bireysel olarak bir koç ya da psikologdan destek alabilirsiniz. Bu desteğin, iş hayatınızda atacağınız adımlarda, size harika bir yol haritası sunacağı konusunda sizi temin ederim. Zira, ben öyle yaptım ve bir daha kendimi, tükenmişliğin içine sokacak bir ortamda uzun süre kalmaya mahkum etmedim.</p>
<p>Sözün kısası;  tükenmişlik, günümüzün hırçın iş dünyasında hepimizin yaşayabileceği gayet doğal bir durumdur. Önemli olan buna sebep olan nedenleri tespit edip, bir an önce değiştirmek için eylem planı yapmaktır. Bu değişimin de;  illa iş değiştirme olmadığını, bazen küçük dokunuşlarla bunu halletmenin mümkün olduğunu bilmektir. Çünkü yardım istemeyi bilmezsek, yardımın nereden ve nasıl geleceğini de bilmemiz mümkün değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önerilen Eğitimler: </strong><a href="/egitimler/kisisel-gelisim/nlp-ile-kisisel-liderlik/">NLP ile kişisel liderlik</a>, <a href="/egitimler/iletisim-ve-iliski-yonetimi/duygusal-zeka/">duygusal zeka</a>, <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/ozmotivasyon/">özmotivasyon</a>, <a href="/egitimler/ik-ve-yonetim/kurumsal-aidiyet-yaratma/">kurumsal aidiyet yaratma</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/tukendiniz-mi/">Tükendiniz mi?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/tukendiniz-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Eğitimci olmak istiyorum!</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/egitimci-olmak-istiyorum/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/egitimci-olmak-istiyorum/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 15 Oct 2014 05:23:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=3634</guid>
				<description><![CDATA[<p>Bu cümleyi son zamanlarda çok duyuyorum. Hatta en son bireysel koçluğunu yaptığım bir arkadaşımdan duyunca bu konu hakkında yazmaya karar verdim. Bence eğitimci olmak dünyanın en güzel işi. Çünkü sürekli öğreniyorsunuz. Yeri gelmişken, bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim. Eğitim veren kişi, konunun en üst düzeyde uzmanı olmayabilir. Eğitimci eğitim verdiği konu hakkında en çok bilgiye&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/egitimci-olmak-istiyorum/">Eğitimci olmak istiyorum!</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Bu cümleyi son zamanlarda çok duyuyorum. Hatta en son bireysel koçluğunu yaptığım bir arkadaşımdan duyunca bu konu hakkında yazmaya karar verdim.</p>
<p><strong>Bence eğitimci olmak dünyanın en güzel işi. Çünkü sürekli öğreniyorsunuz.</strong></p>
<p>Yeri gelmişken, bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek isterim. Eğitim veren kişi, konunun en üst düzeyde uzmanı olmayabilir. Eğitimci eğitim verdiği konu hakkında en çok bilgiye sahip olan kişi olmayabilir. Veya konu hakkındaki deneyimleri nedeniyle diğer pek çok insandan farklı birisi olmayabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bence eğitimci olan kişi sürekli öğrenen insandır. Yani düşünce yapısı olarak hem öğrenmeye açık hem de sürekli öğrenen.</strong></p>
<p>Ben eğitim vermeye başladığım zaman, eğitim verdiğim her konuda çok iyi ders çalışmam gerektiğine inanıyordum. Bu nedenle bir üniversite öğrencisi gibi araştırarak, bilgileri toplayarak ve uzmanlarla görüşerek hazırlanırdım. Şimdi, aradan geçen 16 yıla rağmen, hala çok iyi ders çalışmaya önem veriyorum. Eğitimci olmak istiyorsanız, bence bu nokta iyi bir başlangıç. Ne ile karşılaşacağınızı ve nasıl üstesinden geleceğinizi bilmek adına kesinlikle iyi bir başlangıç.</p>
<p>Şimdiye kadar eğitim vermek, eğitimci olmak konusunda konuştuğum herkesin, işin bu kısmını çok rahat yapabileceğini biliyorum.</p>
<p><strong>Eğitimci anlatacak hikayeleri olan bir kişidir.</strong></p>
<p><strong> </strong>Eğitim vereceğiniz konuda deneyiminiz varsa, anlatılmaya hazır hikâyeleriniz var demektir. Sadece deneyimi hikâye haline getirmek gerçekten kolay değil. Eğitimin hedefine hizmet etmesi, katılımcıları etkilemesi (ama hayallere sürüklememesi), gerçekleştirilebilir olması önemli başlıklar. Ham bir deneyimi alıp hikâye haline getirmek becerisi zaman içinde gelişiyor ve eğitimde çok işe yarayan bir yöntem oluyor.</p>
<p>Diyelim ki, deneyimlerinizden bir hikâye çıkmadı. Olsun, başkalarının hikâyelerini kullanabilirsiniz. Bu konuda yazılan kitaplar, blog’lar var. Yazarın adını kullanmak koşulu ile belki de kendi hikâyelerimizden çok daha ilginç ve renkli hikâyeler kullanabiliriz.</p>
<p><strong> Eğitimci; eğitim sırasında hem kendi, hem de ekibin enerjisini yükseltebilir.</strong></p>
<p><strong> </strong>Beni en çok etkileyen eğitimciler, sunacakları konuları yüksek bir enerji ile anlatabilenlerdir. Onların enerjisi katılımcılara da geçer ve eğitimde geçen süre olduğundan çok daha kısaymış gibi gelir. Keşke daha fazla zaman olsa, daha çok beraber olsak, eğitimciden daha fazla faydalansaydık diye düşünürüz. İyi bir enerji akışı, eğitimcinin başarısıdır.</p>
<p><strong>Eğitim sunmak, katılımcıların zihinlerinde yeni kapılar açmaktır. Katılımcıların her zaman gördüklerine bu kez farklı bir açıdan bakmalarını sağlamaktır.</strong></p>
<p><strong> </strong>Bence eğitimi sihirli kılan, katılımcıların kendilerini aydınlanmış hissetmelerini sağlayan bu seviyeyi yakalayabilmektir. Çok basit olmadığını kabul ediyorum. Temel olarak bir eğitimin amacı neyse onu başarması önemlidir. Eğitim hedefine ulaştıysa (ki hem ROI* hem ROE**) olarak ölçümlenmesi gerçekten kolay değildir) eğitimin katılıcıya farklı bir bakış açısı kazandırması pastanın üzerindeki krema gibidir.</p>
<p>Eğitimci olmak istiyorsanız lütfen olun. Bu hayalinizi gerçekleştirin. Eğitim verirken öğreneceğinize kendinizi geliştireceğinize eminim. Zaten günlük hayatın içinde birçok kısa süreli eğitim veriyor ve alıyoruz.</p>
<p><strong>Tuba Onay</strong></p>
<p><b>Nobel İlaç Eğitim ve İK Uzmanı</b></p>
<p>*ROI: Return on investment (yatırımın geri dönüşü).</p>
<p>**ROE: Return on expectation (beklentinin karşılanması).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önerilen Eğitimler:</strong> <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/egitimcinin-egitimi/">Eğitimcinin eğitimi</a>, <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/egitimde-ustalasmak-2/">eğitimde ustalaşmak</a>, <a href="/egitimler/ikna-ve-satis/satista-sunum-teknikleri/">Sunum teknikleri</a>, <a href="/egitimler/iletisim-ve-iliski-yonetimi/bedendili/">beden dili</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/egitimci-olmak-istiyorum/">Eğitimci olmak istiyorum!</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/egitimci-olmak-istiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Yaşam boyu öğrenenim..</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/yasam-boyu-ogrenenim/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/yasam-boyu-ogrenenim/#respond</comments>
				<pubDate>Sun, 25 Nov 2012 10:03:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Algı psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[motivasyon]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=1540</guid>
				<description><![CDATA[<p>Şenay Yavuz Görkem- Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolojide bir yöntem vardır.Boş bir sayfanın bir tarafına ‘Ben’ ve &#8221; Ben değilim&#8221; ile başlayan 10 cümle yazılır. Örneğin; &#8220;ben bir kadınım&#8221; veya &#8220;ben bir doktorum&#8221; Bu cümlelerde kullandığınız sıfat ya da isimler ve bunları hangi sırayla tanımladığınız kimlik algınıza ilişkin önemli tüyolar verir. &#8220;Ben kadınım&#8221; cümlesi sizin&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/yasam-boyu-ogrenenim/">Yaşam boyu öğrenenim..</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şenay Yavuz Görkem- Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi</strong></p>
<p>Sosyolojide bir yöntem vardır.Boş bir sayfanın bir tarafına</p>
<p>‘Ben’ ve</p>
<p>&#8221; Ben değilim&#8221; ile başlayan 10 cümle yazılır.</p>
<p>Örneğin; &#8220;ben bir kadınım&#8221;</p>
<p>veya &#8220;ben bir doktorum&#8221;</p>
<p>Bu cümlelerde kullandığınız sıfat ya da isimler ve bunları hangi sırayla tanımladığınız kimlik algınıza ilişkin önemli tüyolar verir.</p>
<p>&#8220;Ben kadınım&#8221; cümlesi sizin kadın kimliğinizin baskın ; &#8220;doktorum&#8221; tanımı ise mesleki tarafınızın baskın olduğu anlamına gelir.</p>
<p>Sizi bilmem ama benim ilk on sıralamamda ‘Ben yaşam boyu öğrenenim’ cümlesi mutlaka olur.</p>
<p>Eğer sizde bir süreyi yeni bir şeyler öğrenmeden, kendinize bir şeyler katmadan geçirdiğinizi hissettiğinizde mutsuzlaşmaya ve dolayısıyla huysuzlaşmaya başlıyorsanız,</p>
<p>Merak,  her zaman hayatınızın bir parçası ise,</p>
<p>Kişisel ve mesleki gelişiminizi tamamlayacak gelişmelerden haberdar olmak,</p>
<p>Kendinizi sürekli ‘güncellemek’ istiyorsanız, siz de bir <strong>yaşam boyu öğrenensiniz.</strong></p>
<p><strong>ÖĞRENMEK;AKTİF BİR EYLEMDİR.</strong></p>
<p>&#8220;Öğrenen’ terimi kulağınızı eminim tırmalamıştır.</p>
<p>Güzelim ‘öğrenci’ kelimesi varken, ‘öğrenen’ nereden çıktı?” diye düşündürdüysem sebebim şudur:</p>
<p>Düşünülenin aksine <strong>öğrenmek aktif bir eylemdir</strong>.</p>
<p>Öğretmen, öğretme çabası içindedir,</p>
<p>Evet!</p>
<p>Bu nedenle&#8221; öğretmen&#8221; kelimesi &#8220;öğretmek&#8221; fiilinden türemiştir ve aktif, kasıtlı bir çabayı simgeler.</p>
<p>Ancak tecrübeyle sabittir ki; öğrenmek, birebir öğretmen odaklı bir serüven değildir.</p>
<p>Öyle olsa, aynı sınıftaki tüm öğrenciler, aynı seviyede bilgi ve beceri kazanarak sınıflarından ayrılır ve öğretmenin başarısına paralel olarak hayat ‘bayram’ olabilirdi.</p>
<p>Bilgiyle dolu bir sürahiye benzetilen öğretmen, bilgiyi tüm öğrencilerine kardeş payı yapabilir, her bardağa eşit katkı sağlayabilirdi.  O nedenle ‘öğrenen’ terimi ‘öğrenci’ ile karşılaştırıldığında öğrenme sürecinde daha aktif bir çabayı ve sorumluluğu ifade edebilmekte daha etkilidir ve dolayısıyla da belki de daha doğrudur. Bu yüzden olsa gerek, Avrupa Birliği Eğitim Programlarında da artık öğrenci değil ‘öğrenen’ terimi kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>HAYAT BOYU ÖĞRENEN OLMAK</strong></p>
<p>Hayat boyu öğrenen olmak bana göre bir seçim de değildir, en azından olmamalıdır. Diplomaların, sertifikaların bir süre sonra geçerliliğini kaybettiği iddiaları, düşünüldüğünde, çok da yersiz değildir.</p>
<p>Uzun yıllar önce eğitimini tamamlamış bir birey, kendi alanındaki gelişmeleri takip etmediği takdirde <strong>yüksek performans sergileme</strong> olasılığını düşürmekte,</p>
<p>Kendisini ‘vasat’ ya da en iyi ihtimalle ‘vasatın biraz üstü’ olmaya mahkûm etmektedir.</p>
<p>Yeni gelişmeleri takip etmeyen bir diş hekiminin, örneğin, tüm potansiyelini gerçekleştirme ihtimali oldukça düşmektedir.</p>
<p>Ne olursa olsun, yeter ki bir diploma sahibi olsun zihniyeti ile üniversitelerden mezun olan bireyler,</p>
<p>İş hayatlarına başladıkları andan itibaren eğitimlerini tamamladıkları inancıyla yollarına devam etmekte,</p>
<p>Birçoğu yeni yaklaşımları, yeni fikirleri takip etmemektedir.</p>
<p><strong>KENDİMİZİ YENİLEMEK</strong></p>
<p>Bilgisayarlarımızda her dakika beliriveren ve ısrarla bir programı güncellememizi salık veren uyarı sistemleri de ne yazık ki;  gerçek hayatta bulunmaz. Eğer şanslı azınlıkta değilseniz ve araştıran, düşünen, kendini ‘güncelleyen’ birileri yoksa etrafınızda zamanında öğrendikleriniz öylece kalır, kemikleşir ve siz fark etmeden kesin doğrular haline gelir. Gün gelir, başka türlü düşünme ihtimaline bile tahammülünüz kalmaz.</p>
<p>Kişisel hayatta durum daha vahimdir. Çok az insan kişilerarası iletişim, psikoloji, sosyoloji gibi kişisel ilişkilerimizi birebir etkileyebilecek konular ile ilgili okur, araştırır, kendini bir adım ileri götürme, ilişkilerini daha verimli yönetebilme adına bir çabaya girer. Oysa hayatta başarı tek boyutlu bir olgu değildir. Mesleki başarımız, kişisel hayattaki başarımıza ancak bir katkı sağlayabilir, mesleki başarı, başarımızın sadece bir boyutudur.</p>
<p>Bu yazıyı tanıdığım en iddialı öğrenene gönderme yaparak bitirmek istiyorum. Yıllar önce bir dil kursunda tanıştığım Emekli Emniyet Müdürü Ayhan Bey&#8230; Kilosundan dolayı kolçaklı sandalyeye sığamadığı için ona özel sıra taşınırdı sınıfa, o zaman 62 yaşındaydı.</p>
<p>Ben ise yeni mezun bir acemi. Sınıfın en zeki, en zehir öğrencisiydi, beni de çeşitli sorularıyla epey yorardı. Aslında bazen ben de merak ederdim ama, asla soramazdım.</p>
<p>Neyse ki bir gün kendisi anlattı. Herkes ona neden bu kursa zaman ayırdığını sorarmış.</p>
<p>O da “Peki kursa gitmeyip, yabancı dil öğrenmeyip ne yapayım, siz ne önerirsiniz?” diye soruya, soruyla cevap verirmiş. Gazete oku, televizyon izle önerilerine ise cevabı şu olmuş:</p>
<p>“Ben bunları zaten yapıyorum, yeni bir şey öğrenmek zihnimi çalıştırmak bana iyi geliyor.Bana yaşadığımı hissettiriyor!&#8221;</p>
<p>Yaşadığını hissetmek!</p>
<p>Sanırım ,bu cümle her şeyi izah ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önerilen Eğitimler:</strong> <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/ozmotivasyon/">özmotivasyon</a>, <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/nlp-ile-kisisel-liderlik/">NLP ile kişisel liderlik</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/yasam-boyu-ogrenenim/">Yaşam boyu öğrenenim..</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/yasam-boyu-ogrenenim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
