<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kişisel gelişim | Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</title>
	<atom:link href="https://www.basaktecer.com/tag/kisisel-gelisim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.basaktecer.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jul 2019 19:45:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.3.20</generator>
	<item>
		<title>Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak tehlikelidir.</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/kendinizi-baskalariyla-kiyaslamak-tehlikelidir/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/kendinizi-baskalariyla-kiyaslamak-tehlikelidir/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 04 Jul 2019 19:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Performans]]></category>
		<category><![CDATA[kendin olmak]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[özfarkındalık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://www.basaktecer.com/?p=7546</guid>
				<description><![CDATA[<p>Hayattaki en önemli şeyler dışsal değil, içseldir. Warren Buffett, “İnsanların nasıl davrandığıyla ilgili en büyük sorunun onların içsel mi yoksa dışsal bir skor kartına mı sahip olduklarıdır” der. İçsel skor kartınızdan memnunsanız size yardımcı olur. ” Buffett sık sık basit bir soru sorar: Sizin en kötüsü olduğunuzu düşünenlere rağmen dünyanın en iyi sevgilisi olmayı mı&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/kendinizi-baskalariyla-kiyaslamak-tehlikelidir/">Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak tehlikelidir.</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Hayattaki en önemli şeyler dışsal değil, içseldir.</p>
<p>Warren Buffett, “İnsanların nasıl davrandığıyla ilgili en büyük sorunun onların içsel mi yoksa dışsal bir skor kartına mı sahip olduklarıdır” der. İçsel skor kartınızdan memnunsanız size yardımcı olur. ” Buffett sık sık basit bir soru sorar: Sizin en kötüsü olduğunuzu düşünenlere rağmen dünyanın en iyi sevgilisi olmayı mı seçersiniz? Yoksa en kötü sevgili olmanıza rağmen herkesin sizin en iyi sevgili olduğunuzu düşünmesini mi?</p>
<p>Kendimizi başkalarıyla kıyaslamak başkalarının bizim davranışlarımızı yönlendirmesine izin vermektir .Bu tarz bir kıyaslama sen ve başkalarıyla ilgilidir. Bu bazen uzun boylu olmak gibi genetik bir özelliğimizle ilgilidir fakat sıklıkla da başkalarının yapmaya muktedir olduğu bizim olmadığımız şeylerdir. Belki Sally senden daha iyi raporlar yazar ve belki de Bob&#8217;un eşiyle senden daha mutlu bir ilişkisi vardır. Bazen bu karşılaştırma motive edicidir ve bazen yıkıcıdır.</p>
<p>Herhangi bir şey olabilirsin ama her şey olamazsın. Kendimizi başkalarıyla karşılaştırdığımızda, genellikle en iyi özelliklerini kendi ortalamalarımızla karşılaştırıyoruz. Sağ elini kullanmak ve sol elinizle bir enstrüman çalmaya çalışmak gibi bir şey bu… Sadece doğal olarak onlardan daha iyi olmak istemiyoruz, aynı zamanda bilinçdışı bir şekilde aslında kendimize zarar veriyoruz.</p>
<p>Kendinizi diğer insanlarla kıyaslamalar, dünyada en iyisi olmadığınız sürece mutsuzluğun bir reçetesidir .Dürüst olun dünyada mutsuz olan tek kişi siz değilsiniz, diğer insanlar da öyle…Onlar da kendilerini muhtemelen sizinle karşılaştırıyorlar. Belki siz ilişki ağları geliştirmekte onlardan iyisiniz ve onlar sizi kıskanıyor. En kötüsü, kendimizi diğerleriyle karşılaştırdığımızda, enerjimizi kendimizi yükseltmek yerine onları aşağıya indirmeye odaklanmak zorunda kalmaktır.</p>
<p><strong>Aslında diğer insanlardan daha iyi olduğunuz tek bir şey vardır: KENDİNİZ OLMAK</strong></p>
<p><strong>Bu zihniyet ile başladığınızda, dünya tekrar daha iyi görünmeye başlar. Artık başkalarına göre nerede durduğunuza odaklanmıyorsunuz. Bunun yerine, odak noktanız ve enerjiniz, şu an neler yapabileceğinize ve kendinizi nasıl geliştirebileceğinize bağlıdır.</strong></p>
<p>Hayat, kendinizin daha iyi bir versiyonu olmakla ilgilidir. Bu gerçekleştiğinde, çabalarınız ve enerjiniz, iş arkadaşlarınızın ne yaptığından endişe etmeyerek, kişisel işletim sisteminizi her gün yükseltmeye yöneliktir. Siz daha mutlu olursunuz, sahte karşılaştırmaların zincirlerinden kurtulursunuz ve şimdiki ana odaklanırsınız.</p>
<p>Yaptıklarınız başkalarının beklentilerini karşılamadığında bu kötüdür. Başkalarının size bakışıyla sizin onlara bakışınız aslında aynıdır. Deneyimler ve beklentilerle şekillenmiş bozuk bir mercekten olsa da…. Asıl önemli olan; ne yaptığınız, standartlarınız ve bugün öğrenebilecekleriniz hakkında düşündüklerinizdir.</p>
<p>Bu başkalarının sizin hakkınızdaki nazik görüşlerini yok saymak için bir bahane değildir. Başkaları sizin özünüzün en iyisi olmanız için size bir resim gösterebilir. Bu bazen bu sabahki halinizle kendinizi kıyaslamanız için bir hatırlatma yerine geçer. Sabah uyandığından şimdi daha iyi misin? Değilsen bir gününü ziyan ettin demektir. Bu başkalarından daha çok sizin nasıl olduğunuzla ilişkilidir.</p>
<p>Kendinizi başkalarıyla karşılaştırma yapmayı bırakıp içsel olarak kendinize odaklandığınızda daha iyi hissetmeye başlarsınız. Asıl önemli olan bir şey vardır: KENDİNİZ OLMAK. Bu basit ama kolay değildir.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://fs.blog/2019/06/comparing-yourself-others/">https://fs.blog/2019/06/comparing-yourself-others/</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/kendinizi-baskalariyla-kiyaslamak-tehlikelidir/">Kendinizi başkalarıyla kıyaslamak tehlikelidir.</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/kendinizi-baskalariyla-kiyaslamak-tehlikelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Keşkeler sana iyikiler bana kalsın!.</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/keskeler-sana-iyikiler-bana-kalsin/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/keskeler-sana-iyikiler-bana-kalsin/#respond</comments>
				<pubDate>Mon, 04 Sep 2017 16:20:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel liderlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=7023</guid>
				<description><![CDATA[<p>48 yaşında bir kadın hayal edin. Mutsuzluktan gözünün feri kaçmış, omuzları başkalarının benliğine yaptığı saygısızlıklarla çökmüş, yaşadığının bile farkında olmayacak kadar yorgun. Ömrünü neden sorusunun yanıtına cevap veremediği bir hayata, bir eşe kendini mahkûm etmiş ve tüm bunları sorgulamayı çoktan unutmuş. Toplumun kendisini koyduğunu sandığı bir hapishanede yatmış. Öyle uzun süre yatmış ki; dışarıdaki hayata&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/keskeler-sana-iyikiler-bana-kalsin/">Keşkeler sana iyikiler bana kalsın!.</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>48 yaşında bir kadın hayal edin. Mutsuzluktan gözünün feri kaçmış, omuzları başkalarının benliğine yaptığı saygısızlıklarla çökmüş, yaşadığının bile farkında olmayacak kadar yorgun. Ömrünü neden sorusunun yanıtına cevap veremediği bir hayata, bir eşe kendini mahkûm etmiş ve tüm bunları sorgulamayı çoktan unutmuş. Toplumun kendisini koyduğunu sandığı bir hapishanede yatmış. Öyle uzun süre yatmış ki; dışarıdaki hayata yabancılaşmış. İki evladı bile akıl almaz bencillikleriyle onu acıyla sarsarken gözyaşlarını içine akıtmış yıllarca. Ve bu benim kaderim deyip, kendine acımaya başlamış.</p>
<p>Psikolog bir arkadaşım “Biz, kendimize acımayı severiz. Yaşadığımız hayatı değiştirmek işte bu yüzden zordur. Bir diyete başlarız mesela” dedi. “Önümüze nefis bir dilim pasta gelince kendimize acır ve kendine niye eziyet ediyorsun ki der ve diyetten vazgeçeriz.”  Bu cümle beni çok düşündürmüştü. Gerçekten de zamanla kendimize yarattığımız konfor alanlarında kendimize saygımızı da yavaş yavaş yitirmeye başlamıyor muyuz?  Ne zaman ki bu acımanın bizi soktuğu girdabı fark ediyoruz işte o  zaman bir anda silkelenip yaşamımızı baştan sona değiştiriyoruz. O silkelenme anı da hayatımızın dönüm noktası oluyor.</p>
<p>Bu hikâyenin başrolündeki kadına da tam olarak bu oldu. Uzaktan akrabayız biz Selma ile. Çok sık görüşemesek de çocukluğumuzdan kalan anılarımızın temelleri güçlü ve sevgi doludur. Bu bağ aramızda samimi ve içten bir iletişimi sağladı her zaman. Onu çok severim. Onunla en son konuşmamızda evde her zaman süregelen problemlerden bahsedip ağlamaya başladı. Eşinin sevgisizlik ve bencillikleri, 25’li yaşlarına merdiven dayamış çocuklarının aralarındaki kavgalarını vb… Bozuk bir plak gibi sürekli yaşadıklarından şikâyet eden ve kendine acıyarak bunu kader olarak nitelendiren bu kadına inanamıyordum. İlk defa ona döndüm ve şöyle dedim: “Yeter! Lütfen artık kendine acımayı bırak!” Şaşkınlıktan ağlamayı kesti ve sustu. “Her seferinde aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemek deliliktir” demiş Einstein. Sen deli misin?” Gülmeye başladı. “Değilim tabi” dedi. “O halde öyleymişsin gibi davranma. Sen genç, sağlıklı, azimli ve istediğini elde edebilecek güçte bir kadınsın. Yaşadığın bu hayat senin izin verdiğin bir hayat ama kaderin değil. Çık sokağa ve kendine bir iş ara. Yapabileceğin onlarca iş var. Kendi ekmeğini kazan ve ayaklarının üzerinde dur. Ve onlara senin aslında kim olduğunu göster! Ve kendine şunu sor: Aslında ne istiyorum? Ancak doğru soruları sorduğumuzda doğru yanıtlar gelir.” Ben bu cümleleri artarda sıralarken beni derin bir sessizlikle dinliyordu.  “Haklısın” dedi. “Bir daha da beni bu öğrenilmiş çaresizliklerle dolu ağlamaların için arama lütfen” dedim. “Çünkü sen düşündüğünden daha fazlasısın.” Sert ve net bir konuşma yaptığımın farkındaydım. Ancak onu seven birinin onu silkelemesi gerekiyordu.</p>
<p>Bu konuşmanın ardından 3 hafta geçti. Bayramlaşmak için aradığımda beni son derece enerjik, özgüvenli bir kadın yanıtladı. “Başak ben de seni arayacaktım” dedi. “Eşimden boşanıyorum. Bir iş buldum ve evimdeki kiracıya çıkmasını ve bizim 1 ay içinde kendi evimize taşınacağımızı söyledim. “Bu sefer şaşkına dönen bendim. Soluksuz dinledim onu. “Çocuklara da söyledim. Bundan sonra huzurumu bozan hiç kimseyi yanımda istemiyorum. Bana saygısız davrandıkları anda benimle kalamayacaklarını da… Kendimi kuş kadar hafif ve özgür hissediyorum”. Şoktaydım. “Peki bu denli radikal kararları bir anda nasıl aldın diye sordum? “Senin sayende” dedi. “Seninle yaptığımız konuşmadan sonra bir hafta boyunca çok düşündüm. Ve gerçekten kendime acımayı tercih ettiğimi fark ettim” dedi. “Dost acı söyler. Senin gibi bir dostum olduğu için çok şanslıyım. Ona bana en güzel bayram hediyesini sen verdin derken yaşadığım mutluluğu anlatamam. Bir evliliğin bitmesi mutlakki üzücü bir şey. Ancak bu evlilik artık karşılıklı olarak mutsuzluk kaynağı haline gelmişse gitme vakti de gelmiştir.</p>
<p>“Peki eşin nasıl razı oldu, o ne dedi? ” diye sordum. O “Ben seni seviyorum, ayırılmayacağım “dedi. “Hâkimin karşısında da bunu söyleyeceğim.” Ben de  “27 yıl  boyunca bana bir gün söylemediğin ya da göstermediğin sevgiyi mi?” demiş. “O halde ona yalan söyleyeceksin.” Eşi “Ben değişeceğim, sana çok iyi davranacağım artık” diye yalvarmaya başladığında ise ona şöyle yanıt vermiş:</p>
<p><strong>“Keşkeler sana iyikiler bana kalsın. Ben gidiyorum.”</strong></p>
<p>Bu hikâye, bana hayatımızın aslında başrolde olduğumuz bir macera, bir gelişim serüveni olduğunu sağlığımız yerinde olduğu sürece hiçbir zaman, hiçbir şey için geç olmadığını bir kez daha gösterdi. Ve bu hikâyede küçücük bir rol da bana verildiği için mutlu oldum.</p>
<p>Keşke demeyeceğimiz bir hayat dileğimle…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sevgilerimle</p>
<p>Başak Tecer</p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/keskeler-sana-iyikiler-bana-kalsin/">Keşkeler sana iyikiler bana kalsın!.</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/keskeler-sana-iyikiler-bana-kalsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Daha kolay bir yaşam için 5 kural</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/daha-kolay-bir-yasam-icin-5-kural/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/daha-kolay-bir-yasam-icin-5-kural/#respond</comments>
				<pubDate>Sat, 25 Feb 2017 05:00:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel liderlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=6761</guid>
				<description><![CDATA[<p>Psikolojideki beş kuralı anlarsan çok daha kolay bir hayatın olur. Kendimiz ve başkalarının yaşadığı psikolojiyi anlamak hayatımızı çok daha mutlu bir hale getirir. Hepimiz geçmişimizde yaşadığımız deneyim ve etkileşimlerden kaynaklı kısıtlayıcı inançlarımızın, rahatlamamıza engel teşkil etmesinden dolayı acı çekiyoruz. Belki de hayatımızda birçok kez birçok kişi tarafından başaramadığımız söylendiği için kendimizi yetersiz hissettik veya başkalarının&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/daha-kolay-bir-yasam-icin-5-kural/">Daha kolay bir yaşam için 5 kural</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Psikolojideki beş kuralı anlarsan çok daha kolay bir hayatın olur. Kendimiz ve başkalarının yaşadığı psikolojiyi anlamak hayatımızı çok daha mutlu bir hale getirir. Hepimiz geçmişimizde yaşadığımız deneyim ve etkileşimlerden kaynaklı kısıtlayıcı inançlarımızın, rahatlamamıza engel teşkil etmesinden dolayı acı çekiyoruz. Belki de hayatımızda birçok kez birçok kişi tarafından başaramadığımız söylendiği için kendimizi yetersiz hissettik veya başkalarının bize tepkilerini veya niyetlerini yanlış anladık. Hayatımızı engelleyen ve kendimiz ve başkaları hakkında sahip olduğumuz negatif düşüncelerden ancak zihnimizin düşünme şeklini değiştirerek kurtulabiliriz.</p>
<p>Aşağıdaki kurallar hayatımızı kolaylaştırmaya ve ona yeni bir ışık tutmayı sağlayabilir.</p>
<p><b>1- </b><b>İ</b><b>nsanlar senin düşündüğün kadar endişelenmezler. </b></p>
<p>Bu kulağa sert geliyor olabilir, ama gerçek. Başkalarının bizim için düşündükleri şeylere takılı kalmak ya da onların beklentilerine göre davranmak bize zarar verir. Çünkü onlar zaten kendi problemleriyle ve güvensizlikleriyle uğraşmaktadırlar. Bir nevi herkesin derdi kendine durumu…</p>
<p><b>2- Kim oldu</b><b>ğ</b><b>umuz sürekli değişime uğrar.</b></p>
<p>On yıl önce aynı kişi olduğumuzu ya da on yıl sonra aynı şekilde hissedeceğimiz ya da düşüneceğimizi sanmak kolaydır. Oysa öyle olmaz. Geçmiş, şimdi ve gelecek birbirinden son derece bağımsızdır. Çünkü deneyimler, zihniyetimiz ve hayatımızın koşulları değişir. Bu yüzden karar verirken şimdiki benliklerimizi kullanmalıyız, bugünkü aklımızı…Gelecekteki benliğimizin ne düşüneceğini ve hissedeceğini asla bilemeyiz ve geçmişteki her şey geçmişteki bizden kaynaklanır. Güç ise tamamen şu anda gizlidir.</p>
<p><b>3- Kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırak. </b></p>
<p>Sosyal medyanın en iyi anlarımızı yayınlayalım baskısıyla başkalarının görünüşte mükemmel hayatlarıyla kendimizi kıyaslamamız kolaydır. Gerçek hayatta yargılanmak ve reddedilme korkumuzla başkalarına en iyi yanlarımızı gösterme eğilimindeyizdir. Gerçek şu ki; hepimiz savunmasız durumdayız. Hepimiz başkaları tarafından kabul edilmek istiyoruz. Kendimizin kim olduğunu görmek yerine başkalarının her şeyi hallettiğini ve bizden daha iyi olduğunu düşünerek zaman kaybediyoruz. Kıyaslama ve kendimizi daha aşağıda hissetmek beyhudedir. Zira en güçlü insanlar olarak gördüklerimiz de içlerinde endişe, şüphe veya güvensizlik taşırlar.</p>
<p><b>4- Tavsiyelerinizin dinlenmesini beklemeyin. </b></p>
<p>Problemini net olarak gördüğünüz bir arkadaşınızın çözüm için neye ihtiyacı olduğunu hiç gördünüz mü? Tavsiye veriyorsunuz ama bir kulağından girip, diğerinden çıkıyor? Hayal kırıklığına uğruyorsunuz çünkü tek amacınız ona yardım etmek. Mesele şu ki, hiç kimse, doğru zamanda doğru zihniyette olmadıkça tavsiyeleri gerçekten de dinlemiyor. Günün sonunda insanlar, yalnızca kendi hayat görüşleri ve zihniyetlerini kullanarak kendi gerçekliklerini ve deneyimlerini değiştirirler. Bazen bu sizin tavsiyenizde olur ama çoğunlukla insanlar kendi adımlarında yürürler. Kendinizi bu durumda göz ardı edilmiş veya duyulmamış hissetmeyin, biraz uğraştınız ama bırakın onlar halletsinler.</p>
<p><b>5- Sadece kendi yanıtınızı kontrol edebilirsiniz. </b></p>
<p>Bir soruna, olaya veya duruma nasıl tepki verdiğiniz, durumun kendisinden çok daha önemlidir. Hayattaki tutumlarımız, genel olarak ne kadar mutlu olduğumuzu belirler. Vereceğiniz tepki  geleceğe sekerek giden düşünceler ve duygulara da neden de olabilir durumu olduğu gibi kabul de edebilirsiniz. Herhangi bir olumsuz durum zorlu olabilir ancak birkaç dakikalığına zihninizi susturarak resmin dışına çıkmak aklınızı sıfırlama ve  olayın kendiniz ve başkaları üzerindeki yankılarını anlama konusunda kendinizi eğitmenizi sağlar.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> lifehack.org</p>
<p><strong>Yazar:</strong> Jenny Marchal</p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/daha-kolay-bir-yasam-icin-5-kural/">Daha kolay bir yaşam için 5 kural</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/daha-kolay-bir-yasam-icin-5-kural/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Kadınlar neden harita okuyamaz?</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/kadinlar-neden-harita-okuyamaz-erkekler-neden-dinlemezler/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/kadinlar-neden-harita-okuyamaz-erkekler-neden-dinlemezler/#respond</comments>
				<pubDate>Wed, 19 Sep 2012 06:24:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Algı psikolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=1167</guid>
				<description><![CDATA[<p>Erkekler Neden Dinlemez, Kadınlar Neden Harita Okuyamaz adlı kitap, iki cinsin aşk, seks, ilişkiler ve iş hayatına ne kadar farklı baktıklarını bilimsel olarak açıklıyor. Fiona: Selam canım hoşgeldin. Günün nasıl geçti? Mike: İyi. Fiona: Brian bana Peter Gosper ile yapacağınız şu büyük anlaşmanın sonuçlanacağını söylemişti. Nasıldı? Mike: İyi. Fiona: Buna sevindim. Adam çok zor bir&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/kadinlar-neden-harita-okuyamaz-erkekler-neden-dinlemezler/">Kadınlar neden harita okuyamaz?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Erkekler Neden Dinlemez, Kadınlar Neden Harita Okuyamaz adlı kitap, iki cinsin aşk, seks, ilişkiler ve iş hayatına ne kadar farklı baktıklarını bilimsel olarak açıklıyor.</p>
<p><strong>Fiona: Selam canım hoşgeldin. Günün nasıl geçti? Mike: İyi. Fiona: Brian bana Peter Gosper ile yapacağınız şu büyük anlaşmanın sonuçlanacağını söylemişti. Nasıldı? Mike: İyi. Fiona: Buna sevindim. Adam çok zor bir müşteri olabilir. Sence tavsiyelerinize uyacak mı?<br />
Mike: Evet. </strong>Size de bu diyalog tanıdık geliyor mu? Neredeyse hep kadın konuşuyor, erkekse tek kelimelik cevaplarla diyalogu bitiriyor değil mi? Kadın ve erkek yüzyıllardır birbirini anlamamaktan yakınır. Erkekler, kadınların çok konuşmasını, kadınlar da erkeklerin hiç dinlememesini anlayamaz. İşte <em>Erkekler Neden Dinlemez, Kadınlar Neden Harita Okuyamaz </em>tam da bu tarz soruların cevabını vermek üzere hazırlanmış bir kaynak kitap aslında&#8230; Allan ve Barbara Pease, Avustralya&#8217;da yaşayan kişisel gelişim uzmanı bir çift. Kitabı hazırlamaları tam üç yıl sürmüş ve bu sırada Amerika ve İngiltere&#8217;de yapılan arastırma sonuçlarından da faydalanmışlar.</p>
<p><strong>NEDEN HORMONLARDA </strong><br />
Kitap, özünde kadın ve erkek beyninin farklı çalışmasından kaynaklanan bazı davranışsal özellik ve yeteneklerimizin neler olduğunu ve bunu tetikleyen kimyasal hormonlardan bahsediyor. Hangi kültürlerden olursa olsun çiftler, tutum ve davranışları, inançları konusunda tartışıyor. Peki, kadınlar ve erkekler ne istiyor?</p>
<p>&#8220;Kadınlar erkekleri duyarsız ve şefkatsiz oldukları, dinlemeyi bilmedikleri, az konuştukları, sevgilerini göstermedikleri, kendilerini ilişkiye adamadıkları, sevişmek değil seks yapmak istedikleri ve klozetin kapağını kapatmayı unuttukları için eleştirirler.</p>
<p>Erkekler de kadınları kötü araba kullandıkları, trafik işaretlerini doğru dürüst bilmedikleri, harita okuyamadıkları, yön duyguları olmadığı, gereksiz yere çok konuştukları, sevişmeyi başlatmadıkları, klozetin kapağını kaldırmayı unuttukları için eleştirmekten çekinmezler.&#8221;</p>
<p>Kitap, bazı meslek gruplarında kadınların hala yeterince aktif olmamalarının nedeninin, yıllarca kadınlara iş dünyasında eşit şanslar verilmemesinden kaynaklandığına dair süren tartışmalara da aslında netlik kazandırıyor.</p>
<p>Antropologların görüşlerine göre erkek beyni avlanmak, avına odaklanmak ve eve yemek getirmek, ailesini korumak üzerine programlanmış. Oysa kadın mağarada çocuklara bakacak, yemek pişirecek ve yuvasını koruyacaktır. Bu nedenlerle de erkekler, fiziksel olarak kadınlardan daha uzun boylu ve güçlü olacak şekilde gelişirken, beyinleri onların görevlerini yerine getirecek şekilde değişim kaydetmiştir.</p>
<p><strong>KADINLAR ANLAYIŞLIDIR<br />
</strong>İki cins, bilgiyi farklı şekilde işlemektedir. Bir kadın, başka bir kadının üzgün ya da kırgın olduğunu hemen anlar. Bir erkek ise genellikle fiziksel olarak gözyaşlarıyla, öfke nöbetleriyle karşılaşmadan ya da suratına bir tokat yemeden neler olup bittiği hakkında en ufak bir fikre sahip olamaz.</p>
<p>Çünkü birçok dişi memelide olduğu gibi kadınlar da erkeklere oranla daha fazla duyusal yetiyle donatılmış. Çocuklarına bakıp yuvalarını korudukları için diğer insanlardaki ani tavır ve tutum değişikliklerini fark etmek zorunda kalmış ve bu yetilerini geliştirmişlerdir. &#8216;Kadın içgüdüsü&#8217; denilen şey, aslında kadınların detayları görebilme özelliğidir.</p>
<p>Kadınlar daha geniş bir çevresel görüş açısına sahiptir, erkekler ise uzağı daha iyi görür. Bu yüzden erkekler, gece daha iyi araba kullanır. Çünkü karanlık bir yolda daha uzağa odaklanabilmek önemlidir.</p>
<p>Kadınlar, daha hızlı ve detaylı konuşabilir. Zira erkekler konuşurken beyinlerinin sadece sol tarafını kullanırken kadınlar her iki tarafı da kullanabilir. Beynin sağ ve sol yarım küreleri &#8216;korpus kallosum<strong>&#8216;</strong>adı verilen sinir lifleriyle birbirine bağlanır. Ostrojen hormonu da bu iki küre arasındaki bağlantıyı daha iyi harekete geçirmeye yarar. Ve işte bu yüzden erkekler aynı anda birçok işi yapamaz. Ve telefon çaldığında genel olarak televizyonun sesini kısarlar ve yol sorarken radyoyu kapatırlar.</p>
<p>Bu durumda kadın, detaya daha yatkındır. Bu yatkınlık kadının beş duyusunu daha iyi geliştirmesine olanak verdiğinden beden dili okumasını da kolaylaştırır. Aslında sadece bu özelliği bile kadınların neden satış, pazarlama, müşteri ilişkileri gibi detay gerektiren mesleklerde daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor.</p>
<p>Kadınlar, erkeklerin kafasının matematiğe daha iyi çalıştığını, bizden daha iyi araba kullandıklarını veya pilotluk, mimarlık gibi üç boyutu görmeyi gerektiren birçok meslekte sayıca bizden daha fazla olduklarını kabullenmek istemez.</p>
<p>Erkek arkadaşım bana &#8220;Ben işimle evliyim,&#8221; dediğinde, çıldırmıştım. Oysa artık erkeklerin işleri iyi gitmediğinde ilişkilerini yürütemediklerini, kadınların ise ilişkisi iyi gitmediğinde işine konsantre olamadığını biliyorum. Erkekler, &#8220;İyiyim,&#8221; diyorlarsa onlara inanıyorum. Zira onlar detay vermeyi sevmez.</p>
<p>Veya &#8220;Arabayı bırak ben park edeyim,&#8221; dediklerinde de bunu &#8220;Sen yapamazsın,&#8221;şeklinde bir hakaret olarak almayıp, erkeğin beyninin sorun çözme ihtiyacını karşıladığımı hatırlamak gerekiyor.</p>
<p>Bu kitap aşka, sekse, ilişkilere, işimize ne kadar farklı baktığımızı da bilimsel olarak açıklıyor. Belki de tüm sorun; kadın ve erkekler olarak rollerimizin karışmasından kaynaklanıyordur. Bu kitabı okuyunca, tabiatın düzenine el atmamızın önemli bir bedelinin de ilişkilerimiz olduğunun farkına varıyoruz. Bakalım siz ne düşüneceksiniz?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/kadinlar-neden-harita-okuyamaz-erkekler-neden-dinlemezler/">Kadınlar neden harita okuyamaz?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/kadinlar-neden-harita-okuyamaz-erkekler-neden-dinlemezler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
		<item>
		<title>Ağaç mı, orman mı?</title>
		<link>https://www.basaktecer.com/agac-mi-orman-mi/</link>
				<comments>https://www.basaktecer.com/agac-mi-orman-mi/#respond</comments>
				<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 20:29:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[Başak TECER]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Liderlik]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal zeka]]></category>
		<category><![CDATA[vizyonerlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basaktecer.com/?p=929</guid>
				<description><![CDATA[<p>Ormanda bir dolu ağaç varmış…Ağaçlar aralarında konuşurlarmış. Kiraz ağacı, “Beni eğimli ve yamaçlı yerlere yerleştirmeyin!Ben soğuktan hoşlanırım. Beni  yüksek yerlere ekin !” demiş… Çam ağacı gülmüş kiraz ağacını dinleyince; “Kış gelince bile ben ayakta kalırım da… Geri kalan zamanda bana iyi bakın!Güneş ışığını benden uzak tutarsanız; benim ayaklarım donar, ölür (köklerim) Kavak ağacı ; “Ay&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/agac-mi-orman-mi/">Ağaç mı, orman mı?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></description>
								<content:encoded><![CDATA[<p>Ormanda bir dolu ağaç varmış…Ağaçlar aralarında konuşurlarmış.</p>
<p>Kiraz ağacı,</p>
<p>“Beni eğimli ve yamaçlı yerlere yerleştirmeyin!Ben soğuktan hoşlanırım. Beni  yüksek yerlere ekin !” demiş…</p>
<p>Çam ağacı gülmüş kiraz ağacını dinleyince;</p>
<p>“Kış gelince bile ben ayakta kalırım da… Geri kalan zamanda bana iyi bakın!Güneş ışığını benden uzak tutarsanız; benim ayaklarım donar, ölür (köklerim)</p>
<p>Kavak ağacı ;</p>
<p>“Ay !” demiş .”Bana su lazım…Bana düz alan bulun, kaygan yerleri sevmem!”</p>
<p>“ Ben çok sıcak sevmem!&#8221; demiş elma ağacı lafa girerek…&#8221;Ilık  olmalı benim için…”</p>
<p>&#8220;Amma da naziksiniz !&#8221; demiş ceviz ağacı …</p>
<p>&#8220;-25’ten + 38 dereceye kadar dayanırım…&#8221;</p>
<p>“Ortalık virüs kaynıyor. Bana bulaşırsa ben ölürüm!&#8221; demiş mandalina ağacı…</p>
<p>&#8220;Ben çabuk hastalık kaparım…&#8221;</p>
<p>“Olgunluk dönemim 20 yılı bulur. Ama 35-150 yıl arası yaşar meyvelerimden inanılmaz bir  sıvı sunarım. Ama canım ister, bir yıl veririm, canım ister vermem” demiş Ege kızı Zeytin ağacı…</p>
<p>Çınar ağacı hepsini dikkate dinleyip, güçlü sesiyle :</p>
<p>“Hele bir toplanın bakalım etrafıma !” demiş.</p>
<p>Hepimizin bir ömrü var….</p>
<p>Güçlü ve zayıf yönleri de…</p>
<p>İsteklerimizin sınırı yok….</p>
<p>Büyük fırtına çıkınca kim, kime destek olacak?</p>
<p>O zaman ne su kalacak, ne de güneş…</p>
<p>Planınız nedir?</p>
<p>Geçen gün sohbet ettiğim  iş dünyasından bir arkadaşıma aynen şunu söyledim.</p>
<p>İş hayatı, ağacı görenlerle dolu.Oysa ormanda yangın çıkınca geriye sadece bir takım ağaçlar kalacak…</p>
<p>İşte bu yüzden;</p>
<p>Ormanı görmek lazım…</p>
<p>Ağacı değil….</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Önerile Eğitimler:</strong> <a href="/egitimler/kisisel-gelisim/nlp-ile-kisisel-liderlik/">NLP ile kişisel liderlik</a>, <a href="/egitimler/iletisim-ve-iliski-yonetimi/duygusal-zeka/">duygusal zeka</a>, <a href="/egitimler/iletisim-ve-iliski-yonetimi/sosyal-zeka/">sosyal zeka</a></p><p>The post <a href="https://www.basaktecer.com/agac-mi-orman-mi/">Ağaç mı, orman mı?</a> first appeared on <a href="https://www.basaktecer.com">Başak Tecer Eğitim ve Danışmanlık</a>.</p>]]></content:encoded>
							<wfw:commentRss>https://www.basaktecer.com/agac-mi-orman-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
							</item>
	</channel>
</rss>
